KULLANICI GÖRÜŞLERİ
Teşekkürler Hocam! (Alper Şeker)
2010 yılının Eylül ayının sonlarında internette kellik geni hakkında
yer alan haberleri incelerken google'da bir başlık gördüm. "Türk
Profesörden Kelliğe Karşı Çözüm" başlıklı yazının TRT gibi ciddi haber
yaptığına inandığım bir kurumun sitesinde yer aldığını görünce
dikkatimi çekti ve okudum. Normalde bu tür haberleri asla okumam,
anlatılan ürünlere de inanmam. Hepsi bana göre para tuzakları idi; çünkü
şimdiye dek ben keldim. Ama "şimdi bakın saçlarım şunu sürdüm böyle
gürleşti, saçlarım aynen geri geldi" diyen görmedim, duymadım.
Haberin TRT de yayınlanması ve haber içeriğinde bu ürünü dermatoloji dalında profesör olan bir tıp hekiminin araştırmalar sonucu yaptığını, bu
araştırmaları TÜBİTAK ve Sanayi Bakanlığı'nın desteklediğini ve
araştırmaların Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleştirildiğini okuyunca
epey bir şaşırdım ve "inanmak istiyorum bu habere" dedim kendi kendime.
Peki inanmalı mıydım? Bunun için bir kimyager olarak haberlere yada
söylentilere değil eldeki verilere bakmaya karar verdim. Çünkü bu
haberde öyle bir kelime ve teknoloji terimi kullanılıyordu ki işte bu
kelime inancımı destekleyen şey oldu: NANO teknoloji. Bu ürün diğer
ürünlerle karşılaştırılmamalı, onlar şöyle böyle bu da öyledir dememek
gerektiğini düşündüm. Çünkü milimetrenin milyonda biri büyüklükte
özel bir taşıyıcı ile hücrelere ulaşabilecek bir oluşum vardı
karşımızda. Kellik tedavisinde başka bir örneği de olmayan yeni yeni
duyulan bir teknoloji idi bu. Elbette hal böyle iken bile insan bazen
ya olmazsa diyor ve işte tam da bu noktada değerli hocama ulaştım. Bana artık üzülmeye gerek olmadığını, uygun bir şekilde sabırla kullanıldığı
takdirde yıllar içinde dökülen saçların aylar içinde geri geleceğini
belirtti. Elbette bu "disiplin ve sabır" kelimeleri çok çok önemli.
Çünkü ben yaklaşık üç ay kadar bir zamandır bu ürünü (Folixir losyon + Folixir şampuan + Folixir tablet) kullanıyorum ve inanılmaz sonuçlar alıyorum. Ancak gerek köklerdeki gelişmeler gerekse saçların önce vellüs olarak belirmesi ve bunların renksiz zayıf tüyler halinde bir müddet bulunması ve sonrasında renk alarak sağlam saçlara dönüşmesi için de sabretmek gerekiyor. Açıkçası bazen şeytan vesvese vermiyor değil. "Bu böyle kalacak mı sarı tüyler şeklinde?" diye. Ancak sanırım bu durum sürecin bir parçası ve beklemem gerekiyor.. Şu kadarını söyleyebilirim ki şu an bulunan tüyler ve tüycükler renklenirse inanılmaz bir görüntü ortaya
çıkacaktır. Çünkü çok fazlalar. Benim tahminim saçlarımın neredeyse
tamamına kavuşmam 10-12 ayı bulabilir diye düşünüyorum ancak belki
daha erken olur. Prof. Dr. Meral Şaşoğlu hocama ve ekibine sonsuz
şükranlarımı sunmak istiyorum. Çünkü onlar artık çok önemli bir tabuyu
kırdılar. İnsanlar KELLİK denildiğinde "Gitti giden, Geri gelmez"
olarak algılıyorlardı. Yani saç kökleri öldü olarak bakıyorlardı. Oysa sistemin işleyişi çok basitti. Genetik olarak kelliğe yatkın olmak demek;
saç hücrelerinin, silahlarından arındırılmış, silahsız olarak savaş
alanına atılmış birer asker olmaları demek. Ve testosteron tarafından
kurulan özel ve tam donanımlı silahlara sahip DHT birlikleri bu
silahsız askerlerimize yani saç hücrelerimize saldırıyor ve etkisiz
hale getiriyorlardı. Elleri kolları bağlanmış ve esir alınmış bu
askerler yani saç hücreleri artık üretim yapamıyorlardı. Hiç bir ülke
yani kellik ürünleri bu askerlere silah sağlayamıyor, belki bir kaç
tanesine bir kaç zırh yollayabiliyorlardı çünkü bu askerler, saç
hücreleri derinlerde esir kalmışlardı ve onlara silah ulaştırma
kanalları yeterli derecede büyük değildi. Oysa bu ürün, bu savaşa
artık yeni bir boyut kazandırıyor. Milimetrenin milyonda biri
büyüklüğündeki bu casus nanozomlar tarafından esir edilmiş saç
hücrelerine milyonlarca silah ve zırh tam ve eksiksiz olarak
ulaştırılıyor ve askerler yani saç hücreleri önce uzun zamandır
savaşmamanın, üretmemenin hamlığını atıyorlar, gelişiyorlar ve bir
müddet sonra da bu zırhlar ve silahlarla DHT birliklerine karşı kafa
tutuyor ve püskürtüyorlar. Böylece saçlar geri gelmeye başlıyor.
Hatta buna bir slogan bile buldum: THEY ARE COMING ! - GELİYORLAR !
Tıpkı sinemalardaki fragmanlar gibi :) Özetle. Hocamızın bu
çalışmaları sayesinde insanlar KELLİĞİN anlamını öğrenecekler ve bunun
mücadelesini verebilecekler. Çünkü artık bu mümkün!
Alper Şeker - Kimyager - 34 Yaş
|
Folixir ürünleri geleceğin teknolojisi kabul edilen nanoteknoloji kullanıla...
Folixir ürünleri, dermatoloji uzmanı Prof.Dr. Meral Şaşoğlu önderliğindeki ...
Folixir ürünleri, saç dökülmesine karşı koyduğu kanıtlanmış doğal ve bitkis...
Bu ürünle
tanışalı (ürün demiyorum artık ilaç diye nitelendireceğim) 1 ay oldu. Saç dökülmem
tamamen durdu. Bu bir mucize.
...
Hüsnü Değirmenci
Saç kaybı her bireyin yaşamının herhangi bir döneminde mutlaka karşılaştığı bir sorundur...
Dr. Gaye Sarıkan - Dermatolog
|